İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.122.296 ▲ %0,72

Gündem

Fransa'da öğrenci eylemleri toplumsal kırılmanın işareti mi? Analiz: Refah devleti çıkmazı

PARC Direktörü Dr. Nevzet Çelik'e göre Fransa'daki öğrenci eylemleri; kamu borcu, kemer sıkma politikaları ve derinleşen eşitsizliklerin yarattığı birikmiş memnuniyetsizliğin yansıması.

Paris Advanced Research Center (PARC) Direktörü Dr. Nevzet Çelik, AA Analiz için kaleme aldığı yazıda Fransa'daki lise ve üniversite öğrencilerinin eylemlerini değerlendirdi. Çelik, protestoların dönemlik bir tepkiden öte, ülkede giderek biriken halk memnuniyetsizliğinin ve derinleşen sosyoekonomik krizin yansıması olduğunu savundu. Yazıdaki görüşler yazara ait olup AA'nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Öğrenciler ne talep ediyor?

Çelik'e göre öğrenciler bakımsız ve hijyensiz okul binalarının onarılmasını, öğretmen ve personel açıklarının kapatılmasını, kalabalık sınıfların makul seviyeye çekilmesini, yemeğe erişimin kolaylaştırılmasını, eğitimde fırsat eşitliğini ve polis şiddetinin durdurulmasını istiyor. Yazar, 2018 Sarı Yelekliler, 2023 emeklilik reformu protestoları ve 2024 çiftçi eylemlerinin de aynı birikimin parçası olduğunu belirtiyor. Çelik, bir araştırmaya atıfla öğrencilerin yüzde 50'sinden fazlasının maddi imkânsızlıklar nedeniyle düzenli öğün atladığını aktarıyor.

Refah devleti neden çıkmazda?

Çelik, temel nedeni kamu borcunun GSYH'nin yüzde 115'ini aşarak yaklaşık 3,6 trilyon avroya ulaşması ve faiz ödemelerinin bütçenin en büyük kalemlerinden biri hâline gelmesi olarak gösteriyor. Bütçe açığı nedeniyle AB'den uyarı alan hükümetlerin kemer sıkma politikalarına yöneldiğini, sağlıkta yatak kapasitesi ve ilaç geri ödemelerini kıstığını, eğitimde öğretmen kadrolarını dondurup sınıf mevcutlarını artırdığını, emeklilik ve işsizlik maaşları gibi sosyal yardımları sınırladığını savunuyor. Fransa'nın dünyadaki en yüksek vergi oranlarına sahip ülkelerden biri olmasına rağmen bu vergilerin kamu hizmetlerine yansımadığı algısının güçlendiğini söylüyor.

"Cumhuriyet ahlakı" ve eşitsizlik

Yazar, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkelerinin toplumdan koptuğunu, "Cumhuriyet ahlakı" kavramının toplumsal karşılığını yitirdiğini öne sürüyor. Thomas Piketty'nin servet ve mirasın belirli kesimlerde yoğunlaştığına dair tespitlerine atıf yapan Çelik, gençlerin okulda öğrendikleri ideal ilkelerle toplumsal gerçeklik arasındaki çelişkinin gençliği sokağa döken temel dinamik olduğunu savunuyor.

Eğitim sistemi elitist mi?

Çelik, Fransa'da merkezi bir üniversite giriş sınavı olmadığını, öğrencilerin lise notları, Baccalaureat sonuçları ve başvuru dosyalarıyla değerlendirildiğini anlatıyor. İyi liselerin genelde Paris'in merkezinde bulunduğunu, bu okullara girmek için varlıklı bir çevrede oturmak gerektiğini, cumhurbaşkanlarının ve üst düzey bürokratların çoğunun bu seçkin okullardan geçtiğini söylüyor. INSEE araştırmasına atıfla, aristokrat ve varlıklı öğrencilerin grandes ecoles'e girme olasılığının toplumun geri kalanından 6 ila 9 kat yüksek olduğunu aktarıyor.

Polis müdahalesi ve siyasi kriz

Çelik, öğrenci gösterilerinde yüzde 80'i reşit olmayan 6 binden fazla kişinin gözaltına alındığını, uluslararası raporların 14-15 yaşındaki çocukların yaralandığını gösterdiğini belirtiyor. BM İnsan Hakları Ofisi ve bazı sivil toplum kuruluşlarının yalnızca "endişe" duyduğunu eleştiriyor. Yazara göre Fransa yalnızca sosyoekonomik değil derin bir siyasi kriz yaşıyor; Macron yeniden aday olamayacak, gelecek yıl sandıktan aşırı sağ ya da aşırı sol çıkabilir ve bu, merkez siyasetin tıkandığını gösteriyor.

Kaynak: AA

Kaynak: Dirilispostasi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…