İçeriğe geç
  • Dolar 49,3448 ▲ %0,13
  • Euro 55,3195 ▲ %0,04
  • Sterlin 65,3870 ▲ %0,18
  • Gram Altın 6.641,55 ▼ %0,05
  • Çeyrek Altın 10.841,11 • %0,00
  • Gümüş 96,65 ▲ %0,28
  • Bitcoin 4.143.878 ▲ %1,43
  • BIST 100 12.185,66 ▼ %0,65

Gündem

Deniz suyu arıtmada yeni yöntem: Siyah yünle güneş enerjisiyle tatlı su üretimi

ABD'deki Cornell Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, siyah yün kullanılarak güneş enerjisiyle deniz suyundan tatlı su elde edildi. Sistem saatte metrekare başına 2,43 litre su buharlaştırma kapasitesine ulaştı.

Sözcü'nün haberine göre, New York eyaletindeki Cornell Üniversitesi'nde gerçekleştirilen çalışmada, yünün suyu emme ve taşıma özelliği ile siyah yüzeylerin güneş ışığını ısıya çevirme kapasitesi birleştirildi. Araştırmacılar, fazla enerji tüketen geleneksel tuzdan arındırma sistemlerine seçenek oluşturabilecek bir düzenek geliştirmek için çeşitli malzemeler ve tasarımlar denedi.

Çalışmada kullanılan siyah yün, güneş ışığını emerek suyun buharlaşması için gerekli ısıyı sağlıyor. Yünün lifli yapısı, tuzlu suyu sürekli olarak buharlaşma yüzeyine iletiyor. Bu sayede güneş enerjisinden faydalanılarak suyun tuzdan ayrılması sağlanıyor.

Buharlaşma esnasında tuz suyun içinde kalırken oluşan su buharı, ayrı bir yüzeyde yoğunlaştırılarak toplanabiliyor. Araştırmacılar, bu süreçte sadece suyun buharlaşmasını değil, yüzeyde tuz birikmesini engellemeyi de amaçladı. Zira tuz kristallerinin birikmesi, benzer sistemlerde zaman içinde su üretimini azaltan başlıca sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.

Araştırmanın bulgularına göre, geliştirilen en verimli düzenek test koşullarında saatte metrekare başına 2,43 kilogram su buharlaştırma kapasitesine ulaştı. Sistemin 10 saat boyunca belirgin bir tuz birikimi olmadan çalışması da çalışmanın dikkat çeken sonuçları arasında yer aldı.

Elde edilen sonuçlar, siyah yünün güneş enerjisiyle çalışan tuzdan arındırma sistemlerinde kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Ancak bu miktar, doğrudan tüketime hazır içme suyu üretimiyle aynı anlama gelmiyor. Buharın toplanması, yoğunlaştırılması ve elde edilen suyun kalitesinin incelenmesi de sürecin kritik aşamalarını oluşturuyor.

Araştırmacılar, yöntemin özellikle tatlı su kaynaklarının kısıtlı olduğu kıyı bölgelerinde kullanılabilecek sistemlerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Fakat teknolojinin günlük hayatta ne kadar su sağlayabileceğinin tespiti için daha büyük ölçekli ve uzun vadeli denemelere gereksinim duyuluyor.

Haberin devamı için: Sözcü

Kaynak: Sozcu

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…